bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim kurgu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2016 Pazar

5. Dalga Film Yorumu

Merhaba arkadaşlar. Bu aralar yazılarımı gerçekten çok büyük aralar vererek yazdığımın farkındayım. Ama ne zaman girersem gireyim şimdi yazmayayım deyip, başka bloglara girip duruyor, onları okuyup yorum yaparak sayfayı kapatıyordum. 

Şimdi ne bileyim, böyle çok keyifsiz, çabuk sinirlenen, sabırsız, hayattan memnun olmayan bir halim var. Herhalde normaldir dedim bir zaman. Bir gün baktım ''Ne oluyor bana?'' dedim. Daha önce olumlu biriyken, bir anda olumsuz bir kişiliğe bürünmüştüm. Ama başka bloglar da bu durumla ilgili yazı yazınca çözüldü bu durum. Hem tek ben değilmişim bu durumu yaşayan. :* Sanırım baharın erken gelmesiyle ilgili bir durum. 
Dur, ben de bu duruma bir isim vereyim, Bahar Çarpması. *-*

Neyse, yeniden yazı yazmaya nasıl başlasam, nasıl başlasam dedim ve çok da güzel bir konu buldum yeniden başlamak için. 

Yazımın devamı dün gittiğim filmle ilgili olucak, okudunuğuz için yazının ortasında teşekkür ediyorum ^^

İşte güzelim filmin afiş resmi:


Bir resim daha:

Film benim çok uzun zamandır beklediğim, gelince de şöyle bir oh çekip rahatladığım bir filmdi. Gerçekten de beklentilerimi çok güzel bir şekilde karşılayan bir film oldu.

Konusuna gelince, film bir uzaylı filmi ama öyle bildiğiniz uzaylı filmleri gibi değil. Her şey 5 dalgada oluyor ve filmde bu olayların etkilerini çok açık bir şekilde görüyorsunuz.  Dalgaları açıklamak isterdim ama benim isteğim, sinemaya gidip izlemeniz. Zaten yukarıdaki film resminde bu dalgalar yazıyor :D

Kısacası çabucak gidin, zaman kaybetmeyin. Labirent, Açlık Oyunları, Uyumsuz serileri nasıl tuttuysa bu film de öyle olacak emin olabilirsiniz. Tek sorun, diğer filmi bekliyor olmanız. Mesela ben şuanda gerçekten çatlamak üzereyim :* 

Şöyle bir oyunculardan bahsetmek gerekirse:


Soldaki filmdeki zombimiz :D Ortadaki sağdaki çocuğun babası. Sağdaki çocuk Sammy.


Cassie, Sammy' nin ablası.


Soldaki adam hangi filmde oynasa böyle sert, kötü karakterleri oynuyor. Tanımadıysanız X-men serisinde Woverine'ın abisini oynayan oyuncu. 


Soldaki karakter fena :D

Sanırım bu yazım da böyle bitmiş oluyor, gerçekten çok keyifli bir yazıydı. Sizlere önerim zaman kaybetmeden bu filme gitmeniz. Kes-sin-lik-le!



21 Ocak 2016 Perşembe

Labirent: Alev Deneyleri

Bu yazıyı hep erteleyip erteleyip durdum. İçimden bir ses  "Artık yeter!" ,  "Yaz şunu" diyordu ama ben yine de dinlemedim. Ama artık yazmam gerektiğini düşünüyorum.
Okuduğum kitap Labirent: Alev Deneyleri. Bir günde bitirdiğim tek kitap. Kitap beni çok etkiledi, rüyalarıma girdi falan :D


Filmi sinemaya geldiği gün gitmiştim. Filmden çıktığım gün şok olmuştum. Filmin bittiğine inanamıyordum ve devam filmi 2 sene sonra çıkacaktı! Sonraki yüz ifademi tahmin edebilirsiniz:


İkinci kitap da ilk kitap kadar güzel ve şaşırtıcıydı. Hatta ilkinden daha güzel bile diyebilirim.
İlk kitabın sonunda kurtarıcılar (sözde) Kayranlılar'ı İSYAN'dan kurtarıyorlardı ve Labirent'ten kurtarıldıklarında her şeyin bitmesi gerekiyordu! Ama Labirent, deneylerin sadece ilk aşamasıydı!

Bu kitapta da Thomas, Teresa ve Kayranlılar Alev Bölgesi'ni geçmeleri gerekiyordu ve tam olarak iki haftaları vardı.

Kitap çok güzeldi. Filminin kitapla alakası yoktu. Kitapta bazı şeyleri yansıtamadıklarından dolayı hemen hemen her şey değişmiş filmde ve kitapla alakalı bi yanı kalmamış. Bu yıl okuduğum en güzel kitaptı, puanlamaya bile gerek yok! :D

Herkese sevgilerimle, bir sonraki yazımda görüşmek üzere :)




19 Ocak 2016 Salı

Labirent: Ölümcül Kaçış - Kitap+Film

 Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki seri için gerçekten çok geç kalmışım. Serinin kitapları   gerçekten muhteşem.

 Bunun dışında iki yıl önce, arkadaşlarla sinemaya gidecektik. Ama izleyeceğimiz filme ben karışmayacaktım, onlar seçecekti, öyle anlaşmıştık..

 Seçilen film Labirent'ti. Ben de, o zamanlar Labirent adında birçok korku filmi vardı, bu yüzden sıkılacağımı düşünmüştüm. Film başladı, film altyazılıydı.

 Birden ürperdim. Arkadaşlarım beni dürtmüştü. Filme kendimi öyle bi kaptırmışım ki arkadaşlarımı duymamışım. Film araya girmiş. :D

 Neyse işte, aranın bitmesini beklemiştim. Film bittiğinde ise şok olmuştum, o film orada bitemezdi.

 O zamanlar kitaplarla da ilgili olmadığımdan, kitap serisinden habersizdim.

 İşte bu hafta, kitabı okudum ve pişman oldum. Neden daha önce okumadım?

 İşte serinin ilk kitabı:



Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus


Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayran'da kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomas'ın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.

"Açlık Oyunları gibi distopik hikâyeleri sevenler Thomas'la birlikte Kayran'da maceraya sürüklenecekler."
                                                         -School Library Journal-

"Dashner gizemli, kışkırtıcı, yaratıcı ve sürükleyici bir romanla karşımızda." 
                                                          -Barnes&Noble-

"Akıcı anlatımı, akla gelen sayısız soruyu adım adım cevaplaması ve bitmek bilmeyen gerilimiyle Dashner'ın sürükleyici macerası kaçınılmaz sona doğru ilerlerken sizi merak içinde bırakacak." 
                                                          -Publishers Weekly-



"Dashner hikâyeyi ustalıkla kaleme alarak inanılmazı gerçekçi kılmayı başarıyor. Elinizden bırakamayacak ve devamında neler olduğunu öğrenmek için sabırsızlanacaksınız." 
                                                            -Kirkus Reviews-

"Sayfalar boyunca bir tehlikeden diğerine sürüklenirken kitabı elinizden bırakamayacaksınız." 
                                                              -Kiss The Book-
                                                         (Tanıtım Bülteninden)  
                            
                                        -------------------------------------------------------
 Kitap bana göre göre çok güzeldi. Thomas'ın asansörden çıkıp, Kayranlı'larla birlikte yeni bir hayata başlaması, kendi ve geçmişi hakkında ismi dışında pek bir bilgisi olmaması, Kayran'daki düzen, Thomas'ın hep merak edip sorgulaması, etrafını dikkatle izlemesi..

 Kitapta hep gizemli, bilinmeyen bir şey vardı, ve siz bunu Thomas'la yaşayıp, sorguluyorsunuz. Her şey adım adım çözülüyor, ve beklediğiniz sonuç bambaşka oluyor.

 Yani anlayacağınız, film de kitabı da mükemmeldi. Eğer alıp okumadıysanız şiddetle tavsiye ediyorum. Kesinlikle alın :D

 Onun dışında, tüm kitaplara Labirent serisi adını vermeleri çok saçma :/  İlk kitap Labirent olunca, diğer kitapları da Labirent olarak çevirmişler ama Labirent sadece ilk kitapla ilgiliydi. The Maze Runner'ı Labirent diye çevirmek yerine olduğu gibi çevirmeleri gerekirdi, yani Labirent Koşucusu.

 Filmi kitaba göre değerlendirmek gerekirse, filmle kitap paralel ilerliyordu, evet ama filme yansıtılmayan bazı şeyler vardı. Mesela Labirent'te bulunanların isimlerini önemli bilim adamlarından aldıkları, Teresa'nın komaya girmesi filmde yoktu, belki filmi pek etkileyen şeyler değildi. Ama koca filmde Thomas'la Teresa arasındaki telepatik bağı nasıl yok edebilirlerdi? Labirent'ten kaçış bölümünü neden bu kadar kolaylaştırdılar? Ve kitaptaki olayların sırasını da değiştirmişlerdi. Neden? Bunlara pek anlam veremedim, ama yine de filme güzel deyip geçiyorum.

 Kitap:





Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Bir Gencin Kitaplığı, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena