29 Ocak 2016 Cuma

Kitap Çekilişi

Bugün bloglarda dolaşıyordum ve TA TA TAMM..
Kitapavcısı bir kitap çekilişi görür de durur mu :D 
Evvett, sevgili blogdaşlarım. Bu yazımda size bir kitap çekilişinden bahsetmiş bulunmaktayım. Fazla kitaptan zarar gelmez değil mi?
Çekilişi yapan blogdaşım, Kelepir Kitapçı:

Blogun linki:


Çekiliş kitapları ise bunlar:


Sizlere iyi şanslar diliyorum, her birinize *-*


24 Ocak 2016 Pazar

Korean Olmaya Yolum *-*


Merhaba arkadaşlar. Bir Kore dizisi yorumuna daha hoş geldiniz. Az önce ilk izlediğim Kore dizisiyle ilgili bir yorum paylaştım sizlerle. Şimdi ise asıl patlama geliyor:

Moorim!



Cuma günü annem Harry Potter tarzı bir dizi var demişti. İzlemek istememiştim aslında. Bu dizi beni Kore fanı yaptı! :D

Dizide Moorim Okulu diye bir şey var. Bu okulda her çocuk özel. 

Ayy, spoiler vermeden yapamıycam böyle :* En iyisi siz alın bunu okuyun :D


Moorim Okulu sadece yüksek akademik puanlara odaklanmış bir okul değildir. Okulda öğrencilere dürüstlük,inanç,özveri ve iletişim de dahil olmak üzere birçok erdem öğretilmektedir. Okulda farklı ülkelerden gelen ve her birinin kendi hikayesi olan öğretmenler ve öğrenciler vardır.

Kesinlikle oturun izleyin arkadaşlar. Başlarda "bu ne yağğ" falan diyebilirsiniz ama ilk bölüm bitince coşucaksınız :D 

Eğer bu diziyi izleyecek olanlar varsa, uyarımı yapıyım. Hemen başlayın, hemen! Zaten daha sadece 4 bölümü yayınlandı, ne var ki :D



Arkadaşlar sizce hangisi daha yakışıklı? 
Yoon Shi-Woo (Lee Hyun Woo) mu, Wang Chi-Ang (Hong-Bin) mi? Ben kararsız kaldım, ikisi de çok şeker *-*




Yorumumu okuduğunuz için teşekkür ederim, bir sonraki yazıma kadar sağlıcakla kalın :))

(Ha bitirmeden, bir de filmin sahnelerinden ve müziğinden oluşan bir fanmade videosu var, izleyin.)



Korean

Merhaba arkadaşlar. Birazdan yayınlayacağım yazıdan önce, ilk izlediğim Kore dizisini tanıtmak istedim.
Dizinin adı Dae Jang Geum.


2003 yapımı olduğundan dolayı resim biraz bulanık :*

Dizi, gerçekten de yaşamış olan Cangema'nın hayat hikayesini anlatıyor. Cangema, Kore'nin ilk kadın hekimi. 
Dizi, ilk olarak Cangema'nın babasının kehanetini, sonra da Cangema'nın hayatını anlatmaya başlıyor. 

 Ben diziyi izlerken, TV4 ekranlarında gösteriliyordu. Bi 3-4 sene oldu sanırım. 

Dizi güzel, izlemenizi tavsiye edebilirim.


Nasıl Bilirdin Mimi

Mimi biraz geç ekledim ama olsun, neyse :D Deeptone arkadaşım sağolsun, beni mim listesinde ilk sıraya yerleştirmiş. Ona teşekkür ve sevgilerimi buradan yolluyorum :)

Listeye gelince, bu listeyi hazırlarken zorlanmadım desem yalan olur. Ama en başından beri benimle dost olup, yardımcı olan bloggerlar da vardı. Buradan onlara sevgilerimi yolluyorum.

Ha bu arada, normalde buraya 5 isim yazmam gerekiyor. Ama ben 5+1 yaptım, kıramadım, ne yapıyım *-*

DEEPTONE
En sadık, en yeni, taptaze, dopdolu bir arkadaşım. Hemen hemen her gün yazıyor. Zaten tanımayan kalmamıştır diye düşünüyorum deep'i :D

KAĞITSALINCAK
En yeni, en sevdiğim arkadaşlarımdan biri. Paylaştığı yazıları okumayı gerçekten seviyorum. Eğlenceli :)

BİPOSETKİTAP
 İlk tanıştığım bloggerlardan biri. Şu aralar yorumlarıma ne kadar bakmasa da -şu an hayatıyla çok meşgul- çok sevdiğim bir arkadaşım.

VİŞNELİKİRAZ
 En yeni tanıştığım blogger. O da benim gibi hayvansever, benim gibi Potterhead, Whovian ve Wolfian. Ruh ikizi miyiz acaba? dedim kendime bi ara :D

NAZLIKİTAPLIK
Kesinlikle çok iyi biri. Kitap yorumlarını gerçekten çok güzel yazıyor. Ve ona bir sözüm var. Burada belirteyim, sakın unuttum sanma, haftaya bir sorun çıkmazsa kitabı alıcağım ve en yakın zamanda yorumunu yapacağım.

KİTAP CUMHURİYETİM
Güzel haberler paylaşan, bazı konularda bilgileendiren, güzel yazılar paylaşan bir blogger.

İlk mimim olduğu için biraz saçmalamış olabilirim, mazur görün. Burdan sevgilerle :)

22 Ocak 2016 Cuma

Haber: Uzay

Merhaba arkadaşlar. Biliyorum, sabah sabah ne yazıyorsun yine diyeceksiniz ama bugün ilginç bir haber öğrendim ve hemen bunun hakkında yazayım dedim.


Nadir gözlemlenen olaylardan biri gözlemlenecekmiş bu yıl. Olay da şu:
Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn'ü 13 Ağustos'la 19 Ağustos arasında güneş doğmadan önce çıplak gözle görebilecekmiş. Bunun dışında Antares ve Spica yıldızları da aynı şekilde gözlemlenebilecekmiş.
Bu, benim gibi uzay araştırmacıları için çok güzel bir haber. Yuppiii :D

Antares yıldızı:



Spica yıldızı:



Arkadaşlar sizin düşünceleriniz neler? Sizce nasıl bir haber?

21 Ocak 2016 Perşembe

Labirent: Alev Deneyleri

Bu yazıyı hep erteleyip erteleyip durdum. İçimden bir ses  "Artık yeter!" ,  "Yaz şunu" diyordu ama ben yine de dinlemedim. Ama artık yazmam gerektiğini düşünüyorum.
Okuduğum kitap Labirent: Alev Deneyleri. Bir günde bitirdiğim tek kitap. Kitap beni çok etkiledi, rüyalarıma girdi falan :D


Filmi sinemaya geldiği gün gitmiştim. Filmden çıktığım gün şok olmuştum. Filmin bittiğine inanamıyordum ve devam filmi 2 sene sonra çıkacaktı! Sonraki yüz ifademi tahmin edebilirsiniz:


İkinci kitap da ilk kitap kadar güzel ve şaşırtıcıydı. Hatta ilkinden daha güzel bile diyebilirim.
İlk kitabın sonunda kurtarıcılar (sözde) Kayranlılar'ı İSYAN'dan kurtarıyorlardı ve Labirent'ten kurtarıldıklarında her şeyin bitmesi gerekiyordu! Ama Labirent, deneylerin sadece ilk aşamasıydı!

Bu kitapta da Thomas, Teresa ve Kayranlılar Alev Bölgesi'ni geçmeleri gerekiyordu ve tam olarak iki haftaları vardı.

Kitap çok güzeldi. Filminin kitapla alakası yoktu. Kitapta bazı şeyleri yansıtamadıklarından dolayı hemen hemen her şey değişmiş filmde ve kitapla alakalı bi yanı kalmamış. Bu yıl okuduğum en güzel kitaptı, puanlamaya bile gerek yok! :D

Herkese sevgilerimle, bir sonraki yazımda görüşmek üzere :)




19 Ocak 2016 Salı

Labirent: Ölümcül Kaçış - Kitap+Film

 Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki seri için gerçekten çok geç kalmışım. Serinin kitapları   gerçekten muhteşem.

 Bunun dışında iki yıl önce, arkadaşlarla sinemaya gidecektik. Ama izleyeceğimiz filme ben karışmayacaktım, onlar seçecekti, öyle anlaşmıştık..

 Seçilen film Labirent'ti. Ben de, o zamanlar Labirent adında birçok korku filmi vardı, bu yüzden sıkılacağımı düşünmüştüm. Film başladı, film altyazılıydı.

 Birden ürperdim. Arkadaşlarım beni dürtmüştü. Filme kendimi öyle bi kaptırmışım ki arkadaşlarımı duymamışım. Film araya girmiş. :D

 Neyse işte, aranın bitmesini beklemiştim. Film bittiğinde ise şok olmuştum, o film orada bitemezdi.

 O zamanlar kitaplarla da ilgili olmadığımdan, kitap serisinden habersizdim.

 İşte bu hafta, kitabı okudum ve pişman oldum. Neden daha önce okumadım?

 İşte serinin ilk kitabı:



Sayfa Sayısı: 408
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus


Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayran'da kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomas'ın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.

"Açlık Oyunları gibi distopik hikâyeleri sevenler Thomas'la birlikte Kayran'da maceraya sürüklenecekler."
                                                         -School Library Journal-

"Dashner gizemli, kışkırtıcı, yaratıcı ve sürükleyici bir romanla karşımızda." 
                                                          -Barnes&Noble-

"Akıcı anlatımı, akla gelen sayısız soruyu adım adım cevaplaması ve bitmek bilmeyen gerilimiyle Dashner'ın sürükleyici macerası kaçınılmaz sona doğru ilerlerken sizi merak içinde bırakacak." 
                                                          -Publishers Weekly-



"Dashner hikâyeyi ustalıkla kaleme alarak inanılmazı gerçekçi kılmayı başarıyor. Elinizden bırakamayacak ve devamında neler olduğunu öğrenmek için sabırsızlanacaksınız." 
                                                            -Kirkus Reviews-

"Sayfalar boyunca bir tehlikeden diğerine sürüklenirken kitabı elinizden bırakamayacaksınız." 
                                                              -Kiss The Book-
                                                         (Tanıtım Bülteninden)  
                            
                                        -------------------------------------------------------
 Kitap bana göre göre çok güzeldi. Thomas'ın asansörden çıkıp, Kayranlı'larla birlikte yeni bir hayata başlaması, kendi ve geçmişi hakkında ismi dışında pek bir bilgisi olmaması, Kayran'daki düzen, Thomas'ın hep merak edip sorgulaması, etrafını dikkatle izlemesi..

 Kitapta hep gizemli, bilinmeyen bir şey vardı, ve siz bunu Thomas'la yaşayıp, sorguluyorsunuz. Her şey adım adım çözülüyor, ve beklediğiniz sonuç bambaşka oluyor.

 Yani anlayacağınız, film de kitabı da mükemmeldi. Eğer alıp okumadıysanız şiddetle tavsiye ediyorum. Kesinlikle alın :D

 Onun dışında, tüm kitaplara Labirent serisi adını vermeleri çok saçma :/  İlk kitap Labirent olunca, diğer kitapları da Labirent olarak çevirmişler ama Labirent sadece ilk kitapla ilgiliydi. The Maze Runner'ı Labirent diye çevirmek yerine olduğu gibi çevirmeleri gerekirdi, yani Labirent Koşucusu.

 Filmi kitaba göre değerlendirmek gerekirse, filmle kitap paralel ilerliyordu, evet ama filme yansıtılmayan bazı şeyler vardı. Mesela Labirent'te bulunanların isimlerini önemli bilim adamlarından aldıkları, Teresa'nın komaya girmesi filmde yoktu, belki filmi pek etkileyen şeyler değildi. Ama koca filmde Thomas'la Teresa arasındaki telepatik bağı nasıl yok edebilirlerdi? Labirent'ten kaçış bölümünü neden bu kadar kolaylaştırdılar? Ve kitaptaki olayların sırasını da değiştirmişlerdi. Neden? Bunlara pek anlam veremedim, ama yine de filme güzel deyip geçiyorum.

 Kitap:





Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Bir Gencin Kitaplığı, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena